[ÖZGÜN MAKALE] İntihar Olasılığı Ölçeği: Gözden geçirme, geçerlik ve güvenirlik çalışması
Suicide Probability Scale: Revision, validity and reliability
Ayşegül Durak Batıgün; Nesrin Hisli Şahin
Geliş: 26.09.2017, Kabul: 30.11.2017
https://doi.org/ Pages: 52-64

Öz | Abstract

TR
İntihar davranışları tüm dünyada yaygın bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre 2015 yılında tüm dünyada intihar yoluyla yaşamını yitiren birey sayısı ortalama yüzbinde 10.7’dir. Türkiye’de ise kaba intihar hızı yüzbinde 4.1 olarak bildirilmektedir (TÜİK, 2015). Sorunun bu denli yaygın olması, intihar riski taşıyan bireylerin belirlenmesi ve bu esnada kullanılacak olan yöntemleri önemli kılmaktadır. Bu yöntemlerden biri de kendini değerlendirme türü ölçeklerin kullanımıdır. İlgili alanyazın incelendiğinde, bu amaçla sıklıkla kullanılan ölçeklerden birinin İntihar Olasılığı Ölçeği (İOÖ) olduğu görülmektedir. Türkiye’de bu ölçek üzerinde iki farklı temel çalışmanın (Eskin, 1993; Şahin ve Batıgün, 2000) mevcut olduğu ve bu çalışmalar sonucunda iki farklı formunun bulunduğu ve kullanıldığı gözlenmektedir. Şahin ve Batıgün’ün, 2000 yılında sınırlı bir örneklem ile gerçekleştirdikleri çalışma bir rapor haline getirilmiş, ancak yayınlanmamıştır. Aradan geçen sürede ölçeğin kullanımları esnasında, ilk çalışmada elde edilen faktör yapısının doğrulanamadığı gözlenmiş ve ölçek üzerinde daha büyük ve farklı örneklemler ile tekrar çalışılma ihtiyacı doğmuştur. Buradan hareketle mevcut çalışmanın amacı, ölçeğin Şahin ve Batıgün (2000) tarafından çalışılan formunun yapısını ve geçerlik ve güvenirlik bulgularını gözden geçirmektir. Çalışma, 301 (1. Örneklem) ve 994 (2. Örneklem) kişiden oluşan iki farklı örneklem grubu üzerinde yürütülmüş, ikinci örneklem yalnızca doğrulayıcı faktör analizi için kullanılmıştır. Çalışmada Frost Çok Boyutlu Mükemmelliyetçilik Ölçeği ve Kişilerarası İlişki Tarzları Ölçeği eş zamanlı geçerlik kriterleri olarak belirlenmiştir. Yapılan açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri sonucunda “Sosyal destek/Benlik algısı”, “Öfke/Dürtüsellik”, “Umutsuzluk/Yalnızlık” ve “İntihar düşüncesi” olmak üzere dört faktör bulunmuştur. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları, model uyum indekslerinin kabul edilebilir sınırlar içerisinde bulunduğunu göstermektedir. Başka bir deyişle elde edilen yeni faktör yapısı doğrulanmıştır. Ayrıca ölçeğin güvenirliğine ilişkin elde edilen bulgular da tatmin edici değerlerdedir.
EN
Suicide is a pervasive problem all around the world. Due to the pervasiveness of the problem, it is important to develop methods to detect suicidal people. When the related literature is investigated, Suicide Probability Scale is found to be one of the mostly used instruments. In Turkey, there are two independently conducted adaptation studies on this scale. The latter study by Şahin and Batıgün (2000), conducted with a small sample size, was not published at that time, but put into a report form. The other studies using the Şahin-Batıgün adaptation revealed that the factor structure found in the initial study was not confirmed, so that this created need for studying the factor structure on larger and different samples. Consequently, the aim of the current study was to investigate the factor structure and psychometric properties of the Suicide Probability Scale, adapted by Şahin and Batıgün. The study was conducted with two different samples; the first one included 301 and the second one included 994 participants, and the second sample was used only for confirmatory factor analysis. The exploratory and confirmatory factor analyses revealed a four-factor structure. The factors were named as: “Social Support/Self-Perception”, “Anger/Impulsivity”, “Hopelessness/Loneliness”, and “Suicidal Thoughts”. The results of the confirmatory factor analysis supported the four- factor structure with acceptable model fit indices. Other findings related to reliability and validity showed that Suicide Probability Scale is a reliable and valid instrument that can be used in both clinical applications and scientific researches in Turkey.

Notlar Tam Metin (PDF)

[ÖZGÜN MAKALE] Okuma becerisi ve Özgül Öğrenme Güçlüğü belirtilerinin Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunda değerlendirilmesi
Evaluation of reading skills and Specific Learning Disability symptoms in Attention Deficit Hyperactivity Disorder
Cihat Çelik; Gülsen Erden; Sevim Özmen; Selma Tural Hesapçıoğlu
Geliş: 01.11.2017, Kabul: 20.01.2018
https://doi.org/ Pages: 65-76

Öz | Abstract

TR
Öğrenme güçlüğü ve dikkat sorunları ile kliniğe yönlendirilen çocukların değerlendirilmesinde, zekâ testleri, belirti tarama testleri ve okuma testleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, çocuk ve ergen psikiyatrisi kliniğinde bu tür yakınmalarla değerlendirilen ve Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu tanısı konulan 48 çocuk ele alınmıştır. Çocukların okuma becerileri Sesli Okuma Becerisi ve Okuduğunu Anlama Testi (SOBAT), öğrenme güçlüğü belirtileri Özgül Öğrenme Güçlüğü Belirti Tarama Listesi (ÖÖGBTL), zekâ puanları ise Wechsler Çocuklar için Zekâ Ölçeği-IV (WISC-IV) ile gerçekleştirilmiştir. Bulgular, ÖÖGBTL’nin Anne-Baba ve Öğretmen Formları’ndan elde edilen puanların SOBAT okuma becerileriyle ilişkili olduğunu göstermiştir. WISC-IV sözel kavrama ve toplam zekâ puanları ile ÖÖGBTL’nin puanları arasındaki ilişkiler anlamlı çıkmıştır. Araştırma bulguları, SOBAT ve ÖÖGBTL’nin klinik tanı gruplarının belirtilerini değerlendirmede yararlı bilgiler sunacağını göstermiştir.
EN
Intelligence tests, symptom screening tests and reading tests are widely used in the evaluation of children who are referred to the clinic with learning difficulties and attention problems. In this study, 48 children with attention-deficit hyperactivity disorder diagnosed with such complaints were evaluated. The reading abilities of the children were assessed with Oral Reading Skills and Reading Comprehension Test (ORCT), learning disability symptoms were assessed with Specific Learning Disability Symptom Checklist (SLDSC) and intelligence scores were assessed with Wechsler Intelligence Scale for Children-IV (WISC-IV). Findings showed that the scores obtained from Parent and Teacher Forms of SLDSC were correlated with ORCT reading skills. Moreover, the WISC-IV verbal comprehension and full-scale IQ scores were significantly correlated with SLDSC scores. The research findings showed that ORCT and SLDSC would provide useful information in assessing the symptoms of clinical diagnostic groups.

Notlar  Tam Metin (PDF)

[ÖZGÜN MAKALE] Çocukluk örselenme yaşantılarının otobiyografik anı özellikleriyle ilişkisinde otobiyografik bellek işlevlerinin aracı rolü
The mediating role of autobiographical memory functions in the relationship between childhood traumas and autobiographical memory characteristics 
Gülşen Kaynar; Nurhan Er
Geliş: 20.05.2018, Kabul: 20.06.2018
https://doi.org/ Pages: 77-87

Öz | Abstract

TR
Bu çalışmanın temel amacı, çocukluk örselenme yaşantıları, otobiyografik bellek işlevleri ve olumlu, olumsuz çocukluk anı ayrıntıları arasındaki ilişkileri incelemektir. Çalışmanın örneklemi, Ankara Üniversitesi’nde lisans düzeyinde öğrenim gören 169 katılımcıdan oluşmuştur. Katılımcılara, Demografik Bilgi Formu, Otobiyografik Bellek Özellikleri Ölçeği (OBÖÖ), Otobiyografik Bellek İşlevleri Ölçeği (OBİÖ) ve Çocukluk Örselenme Yaşantıları Ölçeği (ÇÖYÖ) uygulanmıştır. Çocukluk örselenme yaşantıları, otobiyografik bellek işlevleri ve olumlu, olumsuz otobiyografik anı ayrıntıları arasındaki ilişkiler yol analiziyle; modeldeki aracı ilişkiler Bootstrapping yöntemiyle incelenmiştir. Yol analizleri ile yapılan model sonuçlarına göre, çocukluk örselenme yaşantıları otobiyografik bellek işlevlerinden geçmişle yüzleşmeyi olumlu; duygudurum düzenlemeyi ise olumsuz yönde anlamlı bir şekilde yordamıştır. Geçmişle yüzleşme, olumsuz çocukluk anı ayrıntılarını, duygudurum düzenleme ise olumlu çocukluk anı ayrıntılarını olumlu yönde anlamlı bir şekilde yordamıştır. Ek olarak, çocukluk örselenme yaşantıları ve olumlu, olumsuz çocukluk anı ayrıntıları arasında otobiyografik bellek işlevlerinden geçmişle yüzleşme ve duygudurum düzenlemenin aracı rolü olduğu görülmüştür. Bu çalışma çocukluk örselenme yaşantıları ile otobiyografik anı ayrıntıları arasındaki ilişkide otobiyografik bellek işlevlerinin önemli bir rolü olduğunu göstermektedir.
EN
The main aim of this study was to examine relationships between childhood traumas, autobiographical memory functions and positive, negative childhood memory details. The sample of this study included 169 undergraduate students from Ankara University. The Demographic Information Form, Autobiographical Memory Characteristics Questionnaire, Autobiographical Memory Functions Questionnaire, Childhood Trauma Questionnaire were administered to the participants. The relationships between childhood traumas, autobiographical memory functions and positive, negative autobiographical memory details were examined through path analysis and the mediation in the path model was examined through Bootstrapping method. The findings indicated that childhood traumas predicted positively facing with the past and negatively the mood regulation. Facing with the past predicted negative childhood memory details; mood regulation predicted positive childhood memory details. In addition, facing with the past and mood regulation functions mediated the relationships between childhood traumas and positive, negative childhood memory details. This study seems important in terms of revealing that autobiographical memory functions played a critical role in the relationships between childhood traumas and autobiographical memory details.

Notlar Tam Metin (PDF)

[ÖZGÜN MAKALE] Kendiliknesnesi İhtiyaçları Envanterinin Türk toplumundaki psikometrik özelliklerinin incelenmesi 
Investigating psychometric properties of Selfobject Needs Inventory in Turkish society
Sema Yurduşen; Faruk Gençöz
Geliş: 30.01.2018, Kabul: 26.04.2018
https://doi.org/ Pages: 88-98

Öz | Abstract


TR
Bu çalışmada, narsistik bozukluklarda gözlenen kendiliknesnesi aktarımlarının anlaşılması amacı ile geliştirilen Kendiliknesnesi İhtiyaçları Envanteri’nin (KİE) Türk toplumundaki psikometrik özelliklerinin incelemesi amaçlanmıştır. Çalışma, iki farklı örneklem grubu ile yürütülmüştür. Ortalama yaşı 38.9 (SS = 6.32) olan 391 kişiden (305 kadın, 86 erkek) oluşan ilk örneklem ile Temel Bileşenler Analizi ve güvenirlik çalışması, ortalama yaşı 29.9 (SS = 10.65) olan 104 kişiden (76 kadın, 28 erkek) oluşan ikinci örneklem ile ise ölçüt geçerliği çalışması yürütülmüştür. Temel Bileşenler Analizi sonucu ortaya çıkan üç faktörlü yapı, “aynalanma/idealizasyon/ikizlik ihtiyacına yaklaşma”, “idealizasyon/ikizlik ihtiyacından kaçınma” ve “aynalanmadan kaçınma” olarak adlandırılmıştır. Bu faktörlerin Cronbach alfa iç tutarlık katsayıları sırasıyla .84, .79 ve .65; madde-toplam test puanı korelasyon katsayıları ise .25 ile .60 arasında bulunmuştur. Ölçüt geçerliği analizleri için faktörlerin Kişilerarası İlişki Boyutları Ölçeği (KİBÖ) ve Temel Kişilik Özellikleri Ölçeği (TKÖÖ) boyutları arasındaki ilişkisi incelenmiştir.
EN
Selfobject Needs Inventory (SONI) is a scale developed to measure the orientation of an adult toward selfobject needs. The aim of this study was to investigate psychometric properties of SONI in Turkish society. The research was carried out on two samples. Principal Component Analysis and reliability analysis were performed on 391 subjects (305 women and 86 men) with the average age of participants as 38.9 years (SD = 6.32). Criterion- related validity indicators were investigated on 104 subjects (76 women and 28 men) with the average age of participants as 29.91 years (SD = 10.65). Principal Component Analysis results revealed 3-factor structure and factors were named as “approach orientation toward mirroring, idealization/twinship”, “avoidance orientation from idealization/twinship” and “avoidance orientation from mirroring”. Cronbach’s alphas for the factors were found as .84, .79, and .65, respectively; and item-total correlation coefficients ranged between .25 and .60. The relationships between SONI subscales, subscales of Scale of Dimensions of Interpersonal Relationships (SDIR) and subscales of Basic Personality Traits Inventory (BPTI) were used for concurrent validity.

Notlar Tam Metin (PDF)

[DERLEME] Kişilerarası nörobiyoloji perspektifinden bağlanma, kaygı ve korku 
Attachment, anxiety and fear from an interpersonal neurobiology perspective 
Dilay Eldoğan; Eda Cengiz; Ezgi Erkan; Didem Kaya; Beliz Toroslu; Çağıl Ünal
Geliş: 10.03.2018, Kabul: 10.06.2018
https://doi.org/ Pages: 99-106

Öz | Abstract

TR
Kişilerarası nörobiyoloji yaklaşımına göre zihin, beyin ve kişilerarası ilişkiler bir bütündeki enerji ve bilgi akışının üç farklı yönünü temsil etmektedir. Yaklaşım, zihinsel iyilik halinin kişinin “zihni”, “beyni” ve “kişilerarası ilişkileri” arasında bir bütünlük (entegrasyon) olması halinde var olabileceğini öne sürmektedir. Diğer bir ifadeyle, ilişkilerimiz ve beynimiz zihnimizi, zihnimiz ve beynimiz ilişkilerimizi, ilişkilerimiz ve zihnimiz de beynimizi an be an şekillendirmektedir. Zihnimiz, beynimiz ve kişilerarası ilişkilerimiz arasındaki entegratif işleyiş kaygı, korku gibi duyguların düzenlenebilmesine olanak tanırken, bütünlüğün bozulması halinde sistemimiz kaosa ve katılığa yaklaşmaktadır. Bu derleme makalesi ile ülkemiz psikoloji alan yazınında henüz yaygınlaşmamış olan kişilerarası nörobiyoloji yaklaşımının tanıtılması, bu yaklaşım çerçevesinden klinik psikolojinin temel konularından olan bağlanma örüntüleri, kaygı ve korku düzenlenmesi arasındaki bağlantının açıklanması amaçlanmıştır.
EN
According to interpersonal neurobiology approach, mind, brain and interpersonal relationships represent three aspects of the flow of the information and energy in a living system and it is suggested that mental health is a related concept with the integration and harmony of mind, brain and interpersonal relationships. In the other words, our relationships and brain shape our mind, our mind and brain shape our relationships and lastly, our relationships and mind shape our brain interactively. The integrative functioning among the three aspects enables the regulation of anxiety and fear; however, the unbalance among these aspects approaches the individuals towards chaos and rigidity. In the current review, it was aimed to introduce interpersonal neurobiology perspective, which has not been a widespread approach in our country yet, and explain the relationship among attachment styles, anxiety and fear regulation, which are among the main topics in clinical psychology, from interpersonal neurobiology perspective.

Notlar Tam Metin (PDF)